Mine Tugay; İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı bölümü mezunudur.Gönül Yarası ve benden baba olmaz'ın vazgeçilmezlerindendir kendisi...
Civan Canova:
Kaktus cicegi 'nde takdirimi kazanmış bir tiyatro sanatçısıdır.Yani uzun lafın kısası ''oduncu değil oyuncuların'' {ya bu da tavla terimi oldu ama }yer aldığı bir yapım eğer konu itibariyle de dikkatimi çekerse ve izlediğim bir diziyle çakışmazsa izlemekten zevk alacağım sindire sindire izleyebileceğim bir yapım...
Sezgi Mengi; Pera Güzel Sanatlar Lisesini bitirdi.Daha sonra da Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Bölümü'nü okudu.Bildiğim kadarıyla...Şahika Tekand'ın Studio Oyuncuları tiyatrosunda eğitim almış.Rıza Kocaoğlu ;Dokuz Eylül Üniversitesi'nin oyunculuk bölümünden mezun.
Ezgi Mola : Müjdat Gezen mezunuHırsız Polis,Senden Başka, Görünmez Adam Hayatımın Kadınısın gibi yapımlarda dikkatimi çekmiş başarılı bir oyuncudur.
Serkan Altunorak; Hacettepe tiyatro bölümü mezunuydu sanırım.Ve şu an ablamdan aldığım bilgiye göre Mimar Sinan Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmış.ya da yapıyormuş.
Görüldüğü gibi dizini rating'leri bekleneni yakalayamamış gibi görünüyor. 2 Şubat gecesi Sınıf AB grubunda 3,4 rating ile 16. sırada yer alırken, Total'de ise 3,0 rating 7,70 sharing ile ancak 23. sırada yer alabildi.
Umarız Bkm'nin yapımındaki Sınıf önümüzdeki bölümlerde hakettiği sıralara ulaşabilir, yoksa birçok dizi gibi Sınıf'ın da sonu pek parlak olmayacak...
Okulda hayat normale dönmemiştir ama dersler devam etmektedir.
Okulun popüler kızı Rüya için ise her şey tepetakla olmuştur: Hamiledir! Bir yandan durumu öğrenen rehberlik öğretmeni Özlem’den kaçmaya bir yandan Cüneyt’in şantajlarından kurtulmaya çalışır.
Umut’un mahalleye dönüşü pek çok taşı yerinden oynatacağından Sarp onu gitmeye ikna etmek için tuzak kurar. Umut, Şeref ve adamları ile karşı karşıya gelir. Kardeşi hala hastanededir. Üstelik Özlem’in de onunda küllenmiş duyguları alev almaya başlamıştır.
Kaya eve dönmüştür ama abisi Umut’un dönüşünden hiç memnun değildir. Şeref, Kaya’ya daha yakındır artık ve iki kardeş karşı saflardadır. Üstelik Umut, Özlem’in tüm itirazına rağmen, Karadere Lisesi’nde öğretmenlik yapmaya da başlar.
SINIF’ta ise, Cüneyt, Şeref’in hap satması için yaptığı baskılara direnmeye çalışır ama Rüya’ya hamileliği ile şantaj yapmaya da devam etmektedir.
BU mahalledeki kahramanlar,pek çok anlamda sırandan insanlar.Kendi sorunları,önyargıları,hayat sıkıntıları,hataları var. Öğretmen onlar.Bu okulda bir kavga var.Gerçek hayatta her okulda olduğu gibi.BU kavga okulun içinde,okula giderken durmadan devam ediyor. Bu kavganın tabiiki kahramanları var,tutunmaya çalışan küçük insanlar.İçlerinden sadece bir avucu tutunabiliyor.o Kavgada hem kendilerini kaybetmemeye ,hem de bu çocuklara yardım etmeye çalışan beş on tane insan bu mahallede bir araya geldi.Aralarından bir tanesi;bir ağabey,bir öğretmen ve bir sevgili Umut... O bir Kahramanın özelliklerini daha çok taşıyor.BU hikaye bir okulun,öğrencilerin ve onları şekillendiren dünyanın hikayesi ise ,içinde kalbimizi ısıtacak, bize şimdiye kadar yapılmamış şeylerin yapılamaz olmadıklarına inandıracak da bir kahramanı var.
Bu hikayenin,bu mahallenin,nihayetinde bu kavganın kötüleride var.Şeref,sarp ve adamları,bir şekilde kendi taraflarına çekmeyi başardıkları öğrenciler,hatta öğretmenler var.Neyazıkki,onlara karşı duran tek savaşcı Umut değil.Başka öğretmenler,başka öğrenciler,başka mahalleliler de var.Karanlık ve aydınlığın bir liseyi mesken tuttuğu bu karşılaşmada taraflar üstün gelmek için sahip oldukları herşeyle savaşıyorlar.
Bütün bunlara tanık olurken unutmamanız gereken bir şey daha var;Karadere'de hayat devam ediyor.Topal Süleyman'ın futbol sahası doluyor ve boşalıyor,mahalle kahvesi hergün yeni dedikodularla çalkalanıyor: Okulda he yeni gün,yeni bir olay anlamına geliyor;bu bazen kazanılmış küçük bir zafer demek ,bazende büyük bir mağlubiyet.Mahallede arkadaşlıklar kuruluyor,parçalanıyor;aşklar başlıyor,bitiyor;insanlar yaşıyor,ölüyor.Öğrencileriyle öğretmenleriyle,aileleriyle anne-babalarıyla,sevgilileriyle,kısaca bizim gibi insanlarıyla Karadere nefes alıyor.
Sınıf Dizisi 25 ocak Cuma Günü yayına Başlamıştır..
"DERSİMİZ HAYATTA KALMAK"
Dunya, ulke, sehir, mahalle, okul. SINIF
Ya da tam tersten okuyalim. Siniftan dunyaya... Cocuk genclerimizden etrafimizdaki dunyaya...
Kendi iclerinde bir dunya olan mahalleler var, hemen yanibasimizda, etrafimizda. O mahalle-dunyalar, icinde yasadigimiz dunyanin tum zorlugunu, siddetini, terini, kanini barindiriyor. O mahalle-dunyalarin disina cikmak zordur, hele bir ciktin mi, tekrar icine girmek daha zordur. Orada cocuklar okullarina giderken, bir taraftan bu dunyanin icinde hayatta kalabilmenin yollarini ararlar. Bir seye ait olmak zorundalar. Tutunduklari, ait olduklari seyin bir parcasi olacaklar. Neye ozeniyorlarsa, ona donusecekler.
Istanbul. Karadere Lisesi. Bu mahalle-dunyanin bir kesidi. Bu hayat sinavindan sadece gencecik cocuklarimiz gecmiyor. Bu defa, bu kan lekeli, kirik tahtali sinifta, eski siralarda, ev kadinimizdan, esnaf kocamiza, lise ogrencisinden, ogretmenine, bu dunyayi olusturan, sekillendiren ve ona tabii olan hepimiz oturuyoruz. Hepimiz ayni siniftayiz. Hepimiz ayni dersi okuyoruz. Sinifi gecmekten daha onemli bir gayemiz var, hepimizin.